Fotoğraf bir belgeyse ve o anın fotoğraflanması gerekiyorsa düşünmeden yapılmasından yanayım.
Daha doğrusu vicdani bir meseledir bu, iç sesi dinlemek gerekir, öyle anlar olur ki insanın deklanşöre basmak aklına bile gelmez.
Birkaç ay önce sel sularına kapılıp ölen bir kadının cesedini fotoğraflayamadım, deklanşöre basamadım oysa 150 kilometreden fazla yol yapmıştım fotoğraflamak için, olmadı…
Söylediğim gibi vicdani bir durumdur ve kişiden kişiye değişir.
http://www.fotokritik.com/kullanici/erdalkinaci
Location:
Türkiye Sınır
Elgi Uz
Olguların mantıksal tasarımı, düşüncedir. "Bir olgu bağlamının düşünebilir olması" şu demektir: Biz onun bir tasarımını kurabiliriz. Doğru düşüncenin toplamı, dünyanın bir tasarımıdır. Düşünce, düşündüğü olgu durumunun olanağını içerir. Düşünülebilir olan, olanaklıdır da. Mantıksal olan hiçbir şeyi düşünemeyiz, çünkü o zaman mantıksız düşünmemiz gerekirdi. (Wittgenstein)
İnsan, inanma istekliliğiyle orantılı olarak değil, şüphe etme hazırlılığıyla orantılı olarak uygarlaştı.(Henry Mencken)
Pasaj
“Milaslılar iş adamı, yani tüccar ve denizciydiler. Tanrılarla kahramanlar üstüne anlatılan eski masallardan çoktan şüphelenmeye başlamışlardı. Gezici ozanlara bakılırsa, bütün soylular kötü tanrılara dayanıyordu. Eğer bu doğruysa, Milaslı tüccarlar, dokumacılar, denizciler ve hamallar, soyluları tepelerken, tanrılar niçin yardımlarına koşmamışlardı?”