Geleceğin Müziği: Reachtable
Enstrüman yapımcıları, geometrik cisimlerin hareket ettirilmesiyle ses üreten bir sintisayzır geliştirdi.
Deneyselliğe düşkünlüğü ile tanınan İzlandalı şarkıcı Björk sahnede “Declare Independence” adlı parçasını seslendiriyor. Parçanın altyapısına keskin dissonanslarla bölünen sert, uyumsuz vuruşlar gömülü. California’daki Coachella festivalinin izleyicileri kendinden geçiyor.
Gösterinin yıldızı Björk, ama bir yıldız daha var sahnede.
Müziği üreten enstrüman. Duvardaki ekranlara yakın plan görüntüsü yansıyor: Masa büyüklüğünde, mavi parlayan, dairevi bir cam levha. Bir müzisyen, oyun planını andıran yüzeyin üzerine eğilmiş, küçük nesneleri hareket ettiriyor: Dörtgenler, diskler, zarlar… Nesnelerin arasında elektronik vuruşların ritmine uygun olarak parlak şimşekler çakıyor, dalgalar kabarıyor, eşmerkezli desenler beliriyor.
Bu alışılmadık cihazın adı “ReacTable”. Günümüz sintisayzırlarının fütüristik bir versiyonu. Barcelona’daki Pompeu Fabra Üniversitesi Music Technology Group bünyesinde faaliyet gösteren dijital enstrümanlar tasarım grubu tarafından geliştirildi. Müzikal oyun masası aslında Björk’ün konserinde kullanıldığı şekliyle “solo” değil grup enstrümanı olarak düşünülmüş: Birden fazla icracı masa üzerindeki nesneleri hareket ettirerek ve çevirerek karmaşık ve dinamik ses yapıları oluşturulabiliyor.
ReacTable, eski sintisayzırların temel çalışma prensibine dayanıyor. Elektromanyetik sinüs dalgaları ses dalgalarına dönüştürülüp duyulur hâle getiriliyor. Titreşimlerin modülasyonu, örneğin genleşmeleri veya sıkışmaları ile ses yüksekliği, rengi ve şiddeti değiştiriliyor. Birden fazla sinüs dalgasının üst üste binmesiyle flüt ya da piyano sesi üretilebiliyor. Öte yandan, klasik sintisayzırlarda her çıkış dalgası tuşa basılarak oluşturulurken, ReacTable’de daha bu aşamada bile karmaşık bir süreç işliyor: Masanın altındaki bir kamera saydam diskin üzerindeki her hareketi kaydediyor ve bu bilgileri ses üreten yazılıma aktarıyor. Diskin üzerindeki her nesne ses üretiminde farklı bir işlev üstleniyor. Kamera basık bir dikdörtgenin varlığını kaydedince yazılım bir sesle tepki veriyor örneğin.
Dikdörtgenin çevrilmesi frekansı, dolayısıyla ses frekansını değiştiriyor. Köşeleri yuvarlatılmış nesneler ses filtresi işlevi görüyor, küpler de çevrildiğinde değişen ritimler oluşturuyor. Cam yüzeyde ne kadar fazla sayıda obje hareket ettirilirse, ses yapısı o denli karmaşıklaşıyor. Masanın altına yerleştirilen bir projektör sintisayzır yazılımının ürettiği ve değiştirdiği ses dalgalarını tekrar diske yansıtıyor. Müzisyenler bu sayede kontrollü ses üretebiliyor, zira hangi nesnelerin birbirleriyle etkileşim içinde olduğunu ancak bu şekilde anlayabiliyorlar.
Şimdilik dünyada sadece yedi adet ReacTable var. Zira proje başta görsel-işitsel bir deneyden ibaretti. Björk ile gelen başarı, Avusturya Linz’deki Ars Electronica’da kazanılan Golden Nica 2008 ödülü ve artan ilgi üzerine müzik masası mucitleri şimdiden ticari bir sürüm üzerinde çalışmaya başladı.
GeoTürkiye Dergisi, Sayı 37



















