abone ol: Sunular | Yorumlar

Geleceğin Müziği: Reachtable Küller ve Kar: Deélphine ile Hippolyte

Ama Benim Gölümde Dansediyorsun – Ebru M. Kayır

0 comments

şiirin bir mısrası çiçeklerden…bir mısrası ölülerden
başlayalım lütfen.neşeli hatta güler gibi bir tonlamayla.
önce flütün sesini duymak istiyorum.
rüzgarın daveti gibi parmakların arasına dolanacak kadar zarif,ısrarlı…
tek başına ..geceyle başedebilir mi incecik bir flüt sesi.
karanlık bir evden bir adam çıkıyor.
gözleri bir baykuşunki kadar keskin.
çok uzakları tarayabiliyor.
çok uzaklardaki odasız bir çatıda bir kız gölgesi titriyor.
karanlık bir evden bir adam çıkıyor.
neşeli hatta güler gibi..yer yer kahkahalara boğularak.
flüt sesinin altından kelebeklerin kanat sesi yükselsin.
baharı geçirmek istiyorum dinleyiciye.
içine insanları yerleştirilmemiş bir evren gibi umutlu,bekleyen bir bahar sesi.
neşter izleri yaldızlı bir adilikle saklanmış bir bahar sesi.
hadi.


[kalbimi sanki tuzlu bir suya koymuşlar.
oradaki yangın gözlerimden taşıyor.
sanki bütün şehri tutuşturuyorum.
sanki kırgınlığım dehşet ölümler yaratıyor.
suçlanıyorum.
sanki yanıklarım yüzünden asıyorlar beni.]*2,5 defa
-bir boğulma kalan yarımı tamamlasın-


dansedenler; saydam giysiler icinde.
bedenleri de saydam.
dekordaki dalgalanma dansın sınırlarını çizecek.
dansı bu görünmez su izleri betimleyecek.
adımlarınız küçük..adımlarınız dev..adımlarınız şen..
adımlarınız alaycı..adımlarınız küskün…
vücut dik..göğüs dışarıda…hadi.
-göğüslerinin ortası siyah…damlayan incecik bir siyah sıvı.
dans bittiginde simsiyah bir yazı kalsın.
kemik.dilek.rüzgar-


notalar tahta bir masaya çizilmiş ve dibine not düşülmüş:
-tutulamamış titrek bir dileğin
kırılmaya mecbur kemiğiyim ben
rüzgar geçtikçe her yanım sızlar.
hep kırıklar yüzünden.
çok rüzgar alır dileklerim-

kocaman bir deve görüyorum fincanında.
ağzında bir kutu.mu tabut mu yoksa.
sana doğru mu geliyor geri geri mi gidiyor anlamadım.

burnum kanıyor.
bir kaç gündür.damlaları izliyorum.
insanın içinden çıkan bir yağmur gördün mü sen hiç.

bir makas ver.
kesişen yolları keseceğiz.

notalar balık ölüsüne benziyor.

notalar kötü kokuyor.


şiirin bir mısrası çiçeklerden…bir mısrası ölümden.
kelimeler yerine ahşap üstünde adım sesi.
gelmeyecek ama kimse.
adımların hızlılığı ve yavaşlığına göre
kalp rahminde içine büzüşecek ya da
dışarı pörtleyecek.
gelmeyecek ama kimse.
usul usul bir sırnaşıklıkla başla şarkıya.
bir duvarın yalnızlığını gidermek yerine
umutsuzluğunu törpüleyen şarmaşıklar gibi.
hadi.


[sanki asitli bir sıvı icinde köpürtüyorlar nefesimi.
temizlemek için ; kumlardan,taşlardan,soğuk isimsiz bir günden.
çığlık atmak yerine yankılanıyorum
kalbim boş bir yıldız olup yankılanıyor
ellerimden tavuskuşları doğuyor kışların toprağını örtecek kadar ak.
ve aklım buz gibi yankılanıyor.
bu sesin bir adı yok.
ya da adını söyleyen hemen ölüyor.]*2.5kez
-yarım kez incin ve dağıl..uçurtmalara benzemeni istiyorum.
kırmızı ve mor..gökyüzünün griliği önünde yarım ağızlı bir
nefret gibi.-


müzik kuşların uçmayı unuttuğu göğüdür.
bir ölümün anılarak unutulmasıdır.
hafızasız bir günün gayri ihtiyari altının çizilmesi
yaşayacak da başka bir gününün olmamasıdır.


ama şimdi keman.
su sesi yerine.
günlerdir parlak yüzgeçleri ışığa küsmüş balıkların
kaderi için.
ki yüzgeçlerini parlatan gecenin kalbidir.
okyanusların geleceğini emen bu kalbin kırılganlığıdır.
daha neşeli.daha tempolu.adımlarınızla yerin kabuğunu yırtmak ister gibi.
o en derin gömüdeki ateşten bir parça çek.
evlerin tavanlarına solmuş yıldızlar yerine.
hadi.

dans etmelisin…
midye kabukları gibi kıvrılan adımlarla.
kabuklarının kenarından sızan kızıl listede ismini arar
yolunu yitirmiş aşıklar.
kimse kendi kanını diğerinden ayıramaz.
adımların ağzını açmış bir alev kuyusu olsun.


meditasyon: önce gözlerinizi yumun.
kendinizi güzel bir ırmak kıyısında yeşillikler üstünde
ve güneşi kıskandırırcasına parıltılar içinde hayal edin.
o kadar huzurlusunuz ki..ruhunuz içindeki bütün ağırlıkları atmaya hazır.
herşeyi affetmeye.
geceyi bağışlamaya
ve onu yollamaya hazır.
çağırın onu.
sizle konuşması için çağırın
-çağıramıyorum o ben çağırınca hiç gelmez.
ne zaman gelir.
ben gelmesinden korktuğumda gelir-
şimdi onunla konuşun.
yaşadıklarınızı anlatın.
-yaşamadıklarımızı hatırlıyorum hep.
yaşadıklarım…ölüme benziyor-
şimdi ona teşekkür edin
ve onu bağışlayın.
-dişlerimin içine kanı kaçıyor-
-galiba onu …
ısırıyorum-
bağışlamasız kötü ruh seni.
-affetmeyi hatırlayamıyorum.
oysa istemiştim-

şiirin bir mısrası çiçeklerden…bir mısrası ölümden.
sadece ziller..binlerce zil..
yüzbinlerce zil..milyonlarca zil…
ayni anda..notaları veriyorum:
kar.kan.kırmızı.kor.köz.korku.kıyım.karanlık.keskin.kemik.kemik.kemik.kalp.


her kalp kendi yatağı olan rahimde atar.
ama annesi taşımaz bu rahmi.
her kalp öksüz bir kordonla beslenir.
karanlık bu kordondan kana sızar.
her kalp gece kadar şişer.
her kalp gece kadar şişer.
her kalp gece kadar şişer.

gece kalpten çok büyüyemez.bil.sey.din.

[sanki gözlerimi bir kavanozun içine koydular.
gövdemi ayırıp attılar.
yürümem imkansız.kaçmam imkansız.koşarak kapanmam.
kutuma imkansız.
görmek zorundayım.kapaklarımı..kalkanlarımı aldılar.
kanım olmayan gövdemden taşıyor.
dünya aktıkça bakışlarımdan.
gövdeleri kırmızılaşıyor sokaktaki herşeyin.
özür dilerim.
onlar benim yitme çiçeklerim.
kediler toplayacak.
yelkenleri kaynağı bilinmez ağrılarla şişmiş gemilerime taşıyacaklar.
başka ülkelere gideceğiz.
çiçek olup..]*1kez yeter.



dansçılar! düşün ve ölün.


-çiçeğin gölgesi harf
gümüş ibrikten hüzün suyu döküyor.

bu harfin şeklini almaya çalışıyor kalp.
kenarlarını kendine benzetmezse
hüznü döküp arınabilir sanıyor.

şiir böyle bir çarpıklık arıyordu tam.
hercai.umursamaz.gecenin içinden
eve hücum ediyor…


dil gövdesi tarafından lanetlenmiş
af …af biraz af.-

telvende kum var.
kumdan bütün heceler.
-avucunla sil .bana söyleme-

notalar kararsız bir el tarafından bir kartona yazılmış.
karton yağmurlar yüzünden incelmiş kağıtlaşmış.
saçakları var.
ve bu haliyle çocukluğundaki asmalı evi hatırlatıyor.


notalar yüzeyinde zıplayan balıklara aldırışsız
dalgalanmayı bırakmış
kırgın bir deniz gibi.kıpırtısız duruyor.


notalar kar gibi kokuyor.




öksürdü.kalbi düstü ağzından.
sonunda.
doktorun alnını sildi hemşire.
bebeği babası olan siyaha gösterdiler.
ki nilüfer bahçeleri vardır.
tek derdi renkleri göremediği için çiçekleri
cesetlerinden ayıramamaktır.
gülümsemesi yamuk.irsi olmalı.


Hakkında: kum biriktiriyorum..ay yapcammmm..
İlgi Alanları: virgülleri silip cümle içi kazalara sebebiyet vermek
Diğer önemli kişi: yıldızlar ve dalgalar
Eğitimi: Hayal ve Kar Sesi
en sevdigi filmler: ben ve kötü huylu harfler
aydaki bütün kediler
herkes vampir ben zombiyim.


şimdi koro:

çok çok titrek bir kız varmış.
çok çok zorba bir gök varmış.
çok çok titrek kızı çok çok zorba gök avuçlarında parçalarmış.
çok çok titrek kızın kanı gökten çokmuş.
ölmezmiş kız.hiç.


benim gölümde dansediyorsun…benim dalgalarımı eziyor ayakların.
benim yakamozlarımla kirleniyorsun…benim balıklarım teninde ölümün yaralarına
dönüşüyor…benim yosunlarımı içiyor pis bir geceye benziyorsun..benim suyumu
kırıyorsun sonra.

akvaryumumdan düşüyorum..kırıklar içinde hapsoluyorsun…
kötülüğün kadavrası gibi.
yüzleri soyulmuş adamların ellerinde dikişlerin patlıyor.
kapkaranlık kuşlar fışkırıyor karnından.

ama bunu görmek beni acıtıyor.
ve;

seni bağışlıyorum…
ve seni bağışlıyorum…

af

uykularımı düşle dolduruyor.
gözlerimi gülümseyerek yumuyorum.


koro:


çok çok titrek bir kız varmış.
titremek rüzgarları çağırmış.
uçmayı öğrenmek için rüzgarın elini tutmuş kız.
rüzgar başka göklerin adresini biliyorsun.
rüzgar başka göklerin evine götür beni.


………………………….sen içinden çıkmış bir yağmuru hiç seyrettin mi.

siyyah.blogcu.com
http://siyyah.blogcu.com/ama-benim-golumde-dansediyorsun_33759901.html
Ebru M. Kayır

1 kişi bu sunuyu beğendi..

İlişkili Yazılar


Leave a Reply