Kuzey Fransa’da 90′ların başında biraraya gelen Fransiz klavyeci ve programcı Eric Mouquet ve Michael Sanchez’den kurulu Deep Forest. Kendi özel sound’larıyla dünyanın dört bir tarafından topladıkları etnik melodileri harmanlıyor bu özel ikili.
Boheme, fransızcada başıboş, derbeder anlamındadır. Deep Forest’in 1996 yılında çıkardığı albümle aynı adlı parçadır ki, bu albüm 4 milyonun üstünde satış yakalamıştır.
Geleneksel etnik muzikle cagdas ritimleri bir araya getirirler, tarzlarinin en tipik ornegi, orta afrika yagmur ormanlari pigme’lerinin akilda kalici vokalleriyle, ambient techno karısımı 1993 tarihli Sweet Lullaby‘dir. Sanchez’in Afrika’dan topladigi kayitlarla produktör “Dan Lacksman”in de yardımıyla ilk albumleri 1993′te yayınlanır, daha sonralari mogolistan, hindistan ve macaristan gibi ulkelerin muziklerini kullandıklarıda gorulmustur.
1 kişi bu yazıyı beğendi.
Benzer yazı bulunamadı, ancak bu yazılara bakabilirsiniz.
Goa Trance İnisiyasyonu
Evet, gerçekten eşsiz bir yeni çağ inisiyasyonu. . .
İnisiyasyonun temel konusu olan Yaratıcı Mutlak Güç insanı kendi kemali üzre var ettiği için inisiye eğitim sürecinde esasen öğrenmeye değil zat...
İstanbul ve Kadın Türkiye'de haklar eşitsiz dağıtılıyor. Sadece kadına değil, erkeğe, çocuğa, hayvana, havaya, suya, çevreye. Evet tabiki güzellikleri de var, ama insanın özgürlüğünün olmadığı ve çevrenin güzel olmadığ...
Sevginin evi daima aynı evdir: Durudur. Durmuyor Lyssa, akıtıyor, ihtiras içinde...
Bunu bildiğimi ne zaman bileceksin. Koyuca uzgörülerinden çıkıp, bunu anladığını sezdiğimi düşünerek, kaya dibi uğrunda savunmasız kalan cengimi rahatla...
Entheogenic; Psychedelic Ambient Projesi
İngiltereli prodüktör, mühendis, söz yazarı Piers Oak-Rhind ve Avusturyalı Helmut Glavar, Emagic için ses teknisyeni olarak Fransa'da bir stüdyoda vip olarak çalışırken tanışmasıyla kurulmuş bir ps...
Rasyonalist Bakış Açısıyla H.P Lovecraft Mitos Yaratıcısı Olduğu Kadar Paranoyaklık Yaratıcısı
Edebi ustalıklardaki yetersizliğine rağmen bir mitos yaratıcısı olarak ele aldığımız H.P Lovecraft’in eserlerine yansıyan mitleri ele alan karakt...
Shpongle – Shpongleland Diyarına Giriş
Where is Shpongleland? Fazla tümce içermiyor. Ne acı, ne de korku, korkunç yüzler, kötü kokular yok. Çok uzak değil! Sadece sulh parçaları ve mükemmel hava. İnsanlığın ayak başparmağını emen koltuğu...
Cılız herşey kendi bilgisinden ötürü!
Silkinip tetra akınınca kimse bana eskimiş bir edayı hatırlatmasın: "Cılız herşey kendi bilgisinden ötürü!"
Zamanlar biri bulmuşken, zamana tetikte ifadeler çalınmışken bir ifade bulmak güç! Çalınm...
Mars ve Phoenix Mars Mission
Mars ya da Merih, Güneş Sistemi'ndeki, Güneş'ten itibaren dördüncü gezegendir. Bu gezegen Roma mitolojisindeki savaş ilahı Mars'a ithafen bu adla adlandırılmıştır. Literatürde kullanılan diğ...
Gören Göz İçin Masal – Başka Herşeyin Zamanı (2) 2. Başka Her şeyin Zamanı...
Patlamaya hazır öfke yumağının tamamen içinde!
Kayadan zemine çıplak ayak basarak kızıl nehre doğru yürüdü. Gözlerinde pörsümüş kıvanç! Dudaklarında çöl! Çatlak ve kes...
Ruh Katarı
Eğri bir tahta elinde, gözlerindeki siyah kan arşınlayıp dokunarak havayı ve tahtayı, silkinirken bakışlar döngüsüz ve ihtiyaçsız...
Yüreği başkalaştığında çoktan uzaklaşmıştı, ruh katarı, ruhun ...
Olguların mantıksal tasarımı, düşüncedir. "Bir olgu bağlamının düşünebilir olması" şu demektir: Biz onun bir tasarımını kurabiliriz. Doğru düşüncenin toplamı, dünyanın bir tasarımıdır. Düşünce, düşündüğü olgu durumunun olanağını içerir. Düşünülebilir olan, olanaklıdır da. Mantıksal olan hiçbir şeyi düşünemeyiz, çünkü o zaman mantıksız düşünmemiz gerekirdi. (Wittgenstein)
Kötü şöhretle baş etmek vicdan azabıyla baş etmekten daha kolaydır. (Friedrich Nietzsche)
Pasaj
“Pek çok ilkel halk bizi teknolojimiz ve sayımız nedeniyle güçlü ve tehlikeli ancak zavallı yaratıklar olarak görme eğilimindedir. Onlar açısından uygarlık bir çeşit sosyal hastalıktır. Sanki güçlü bir uyuşturucunun bağımlısı gibi görünmekteyiz: para, fabrikasyon mallar, petrol, elektrik.. formlarındaki bir uyuşturucu. O olmaksızın çok çaresiziz ve onun kaynağına yapılmış herhangi bir saldırıyı kendi varlığımıza yapılmış bir saldırı gibi görme noktasına geldik.”