Evet, gerçekten eşsiz bir yeni çağ inisiyasyonu. . .
İnisiyasyonun temel konusu olan Yaratıcı Mutlak Güç insanı kendi kemali üzre var ettiği için inisiye eğitim sürecinde esasen öğrenmeye değil zaten kendi gerçekliğinde mevcut olanı hatırlamaya çalışır ve insanın bu yönüyle Kainat’ı incelemesi dahi aslında kendindeki bilgiye ulaşma çabasıdır. Bunun içinde tüm gayretini kendini tanımaya vererek kıyaslamalı olarak Kozmolojide gördüğü manaların kendindeki sembollerini bir bir açığa çıkararak kendini gerçekleştirir.
Eğer doğanın üzengisi üzerindeyseniz bu ezgi ile bedeninizin size hiç tanıdık gelmeyen, antik bir istemmiş gibi sizi yönlendirdiği bir dans ile karşılasacaksınız… İnsan alt anlağının size yeni bir süpriz gerçekleştirdiğine inanmak zorundasınız… Ama önce kimlere süpriz gerçekleştirmiş bir bakın. İnsanların bedenlerini, doğanın verdiği enerjiyi kendi içinde varolan enerjiyle birleştirip içten gelen rotasyonuna dikkat edin-raksına…
Kendi ötene geçersen uçabilirsin de…
1 kişi bu yazıyı beğendi.
Benzer yazı bulunamadı, ancak bu yazılara bakabilirsiniz.
Dünya olası gerçekliğinden mahrumdur.
Dünya olası gerçekliğinden mahrumdur.
Ta ki biz seçene kadar. Kahramanlar dilediğini seçer. Aynı anda birçok yerde olurlar. Olasılıkları hep birden yaşarlar. Sonra BİR'de buluşurlar. Soru şu: Tavş...
Nasıl Başladı: Mülkiyet ve Bilim
Başlangıçta her kişi, yalnız kendi topluluğu ve kendi köyü için çalışırdı. Zamanla, silahçı yada çömlekçi, mallarını tahılla, kumaşın yada başka zanaatçıların mallarıyla değiştirmeye başladı. Maden ...
Şekil şekildir, boşluk boşluktur. Barakandan ya da çadırından gün doğarken çık ve yıldızların yerlerini ışığa terk edişlerini, yeni günün ışığının çevredeki nesneleri okşayıp onları yeniden canlandırışını seyret! Kuşların şarkısını, ...
Dünyanın yorumlanması gerekir, yorum ise çoğuldur.
Dünyanın okunabilmesi ancak parçalı yazıyla mümkündür. Dünya çoğulluktur ve çoğulluk da, elbet parçalı yazıyla okunabilir. Dünyanın yorumlanması gerekir, yorum ise çoğuldur.
Felsefi içtihazı görmen...
Felsefi Sarhoşluk İki gün önce, tam felsefi nebahate demlenme gününden iki gün sonrası oluyor bu muhakkak, tepemde zırlayan öfkeli zil sesinin hemen ardından, uyku mahsulü tepeden çatma gerginlik ile koşturdum. Kapıyı ...
Ortaçağda Cadı Avı ve Cautico Criminalis
Çoktanrılı dönemin bilge kişisi kabul edilen büyücüler, ortaçağda kilisenin yorumuyla “şeytanın uşağı” cadılara dönüştüler. Önce, bütün aksiliklerin sorumlusu olarak yaratıldılar(!) sonra da engiz...
Geleceği Tasarlamak – Jacque Fresco Tasarımın Geleceği, arz ve talebin sibernetik bir sistemle yönetildiği kendi kendini düzenleyen bir toplumdur. Politik sistemlerin yerini, genel nüfusun bilgi girdilerinden oluşan çizelgeler alır. Mal...
Sanrılar ve Ay Sanıları: Lin! Camellia Sinensis diye tanıtıyor kendini. Şimdilik, "Bir mutlu, pir mutlu, pür mutluyum" diye bir, iki milyon yıllık tarihini özetliyor. Bu bir düzmece. Mutlu anıları hep rötuşluydu, anlatırken anlıyo...
Anarşist Felsefe Üstüne – İyi ve Kötü
Uzun insanlık tarihinin etrafında dolaşıldığında görülecektir ki: toplumların ve ilkel insanların arasında benzersiz olan, iyi ve kötüyü ayırma isteğidir, en azından ahlaki olarak.
Bütün ...
Olguların mantıksal tasarımı, düşüncedir. "Bir olgu bağlamının düşünebilir olması" şu demektir: Biz onun bir tasarımını kurabiliriz. Doğru düşüncenin toplamı, dünyanın bir tasarımıdır. Düşünce, düşündüğü olgu durumunun olanağını içerir. Düşünülebilir olan, olanaklıdır da. Mantıksal olan hiçbir şeyi düşünemeyiz, çünkü o zaman mantıksız düşünmemiz gerekirdi. (Wittgenstein)
Tarihte hiçbir din, hiçbir dönemde rasyonel bir temele sahip olmadı. Din, yardım olmadan billinmeyenle başa çıkamayacak kadar zayıf insanların koltuk değneğidir.(Robert Heinlein)
Pasaj
“Uygar insanlar olarak bizler evcilizdir de. Nasıl inek ve koyunlar, ayılar ve kartallar için varsa, biz de ilkel halklar için varız. California’da yaşadığım kiralık mülkte ev sahibim iki evcil beyaz kaz besliyor. Bu ördekler uçmamaları için kanatları çok küçük üretilmişlerdir. Bu onların bakıcıları için bir kolaylık, ancak yabani kazlarla karşılaştırıldığında bunlar zavallı yaratıklardır.”