Kusursuz Cinayet

Sanalla, yalnızca Gerçeğin ve Göndergeselin ortadan kaldırılması çağına değil, aynı zamanda Öteki’nin yok edilmesi çağına da giriyoruz.
Bu yalnızca şu ya da bu topluluğu hedef alan etnik bir arındırmanın değil, ama bunun bütün ötekilik biçimlerine karşı saldırıya geçen bir etnik arındırmanın eşdeğerlisi olacaktır.
Olabilecek bütün tedavi biçimlerini devreye sokarak savuşturulan ölüm çağı.
Estetik cerrahi ile tuzağa çekilen yüzün ve bedenin çağı.
Sanal gerçeklik aracılığı ile silinen dünyanın çağı.
Bireysel hücrelerin kopyalanmasıyla günün birinde yok edilecek olan bizlerin çağı.
Ve sürekli iletişim içinde düpedüz çözünmekte olan ötekinin çağı.
Eğer bilişim, gerçekliğe karşı işlenen kusursuz cinayete sahne oluyorsa, iletişimde ötekiliğe karşı işlenen kusursuz cinayete sahne olmaktadır.
Artık öteki değil, iletişim.
Arık düşman değil; pazarlık.
Artık avcılık değil; birlikte yaşama.
Artık olumsuzluk değil; mutlak olumluluk.
Artık ölüm değil; kopyanın ölümsüzlüğü.
Artık ötekilik değil; özdeşlik ve farklılık.
Artık baştan çıkarma değil; cinsel ayrımsızlık.
Artık yanılsama değil; aşırı gerçeklik.
Artık giz değil; saydamlık.
Artık yazgı değil.
Kusursuz cinayet var.
Jean Baudrillard
devamı gelecek…



















