abone ol: Sunular | Yorumlar

Ruh Katarı

0 comments

Eğri bir tahta elinde, gözlerindeki siyah kan arşınlayıp dokunarak havayı ve tahtayı, silkinirken bakışlar döngüsüz ve ihtiyaçsız…

Yüreği başkalaştığında çoktan uzaklaşmıştı, ruh katarı, ruhun oyun sahasından! Eğri bir tahta eğrilmiş duygularına dokunurken, kan ve göz yaşları içinde başlıyordu her adıma. Kimse için değil! Her kanın öykündüğü şey – varım kendi halinde, kendi… Her okunuşu kendisinde kendinin, hücüm ediyordu adımlara…

Büyük denedi; kumdan geçitler altından hep silkinerek geçti. Şimşekler sofuluğunun oyun parkıydı, tehditvari, eldiven ihtyaçlı, keskin halatlı… Adımların ön azlığı keyif kokusunu yutar, düş akıtan gece krizleri endişenin tanımını yapamazdı. Ruh katarı eldiven giymeden dolaştı. Endişelenmedi, yuttu tüm sorguya bağlanan halkalardan seviçleri… Keskin patikaları vardı ve her fırtınada, derisi sonsuzluğa yüklenirdi; uzardı gecenin, günün içinde rüzgarın ağıdı ile, oysa bu ağıt kendi ile arım noktasında.

Beni tanıdın mı gece?

Eğri bir tahta elinde, duyguların habis kolları geçitlerin kenarlarını yoklarken, soğuk duvarlar inine dokundu bakışlar, ihtiyatsız, solgun…

Ruh katarı! Eklemsel boş ur içinde. ilgiz suspayına nadir kalarak, ekşimiş tesadüflerin ayak ucunda, demirleşmiş azık içinde, eldivensiz, enlerin ucunda, pespaye kar delgisi!

Büyük denedi, tozlu apaçıklığa dalgacı vurdu, durgun göğe yükselirken kendi varım halinde… Her kanın öykündüğü kimseyi boşladı, durdu. Elinde tahtadan duygular, eğirilmiş uzuvlara halkalı durdu. Boşladı, durdu, boşladı.

Beni tanıdın mı gün?

Korkunç alaca hayaller dışında sunağı yorgundu, içli pınarları dehşet kokardı, kurumuş kazanlar göğe ulur, tedirgin erekler ihtimal peşler, azlıklar su uçlarında kum aralardı; inciler… Dur! Durmazdı, susmazdı, en tabirine kaldıktan hangi sonraydı? Ne uzağı görürkendi? Ne yakında sarmalardı kenetlenen şeyi? Ruh katarı!

Beni tanıdın mı?

Tahta uzuvlar, kanların baygın renkleri, tuzlu göz yaşları! İkram içinde sunguda değil bunlar; mevki gergin kolları taşımaz. Bir anlam üretirken siyah kan payı, suskunluk payı dolanır dururdu. O ruhların en saydamını belirtirken yüklenirdi kendini! Ruh katarı, teklikti, ruhun varım noktasında kendine kenetliydi.


Leave a Reply

canada goose jacka canada goose jakke canada goose trillium canada goose canada goose parka canada goose jakker montebello canada goose canada goose trillium parka